14 Ocak 2013 Pazartesi

Şiir Atlası II


Daha önce yayınladığım yazıda hocamın "Şiir Atlası" köşesinden eski yazılarını ekleyeceğimden bahsetmiştim, şimdi ikincisiyle devam ediyorum. 


17.03.2005


Geoffrey Chaucer/ Şiirler/ Çevirenler: Nazmi Ağıl yönetimindeki Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü 3'üncü Sınıf "Chaucer" dersi öğrencileri

Cevat Çapan Şiir Atlası


'Gözlerin öldürecek beni aniden'

GEOFFREY CHAUCER İngiliz edebiyatının babası.14 ncü yüzyılda İngiltere'de yaşadı. Elçilik ve gümrük memurluğu görevlerinde bulundu. Latince ya da Fransızca yazmanın moda olduğu dönemde İngilizceyle yazdığı, bir hac yolculuğu sırasında hacı adaylarının anlattıklarını konu alan ve gerçekçi yönüyle dikkat çeken Canterbury Hikâyeleri ile önemli bir çıkış yaptı. Aşağıda onun kısa şiirlerinden bir demet sunuyoruz.

İNSAFSIZ GÜZEL

I
Gözlerin öldürecek beni aniden,
Ulaşamadım onların güzelliğine,
Yaraladılar kalbimi derinden.
Ama senin sözlerin dindirebilir yine,
Acısını kalbimin, hâlâ tazeyken.
Gözlerin öldürecek beni aniden,
Ulaşamadım onların güzelliğine.
Namusum üstüne işte sana yemin,
Yaşadıkça ve ölünce de seveceğim seni,
Ölümüm doğrulayacak gör bu gerçeği.
Gözlerin öldürecek beni aniden,
Ulaşamadım onların güzelliğine,
Yaraladılar kalbimi derinden.

II
Güzelliğin kalbinden şefkati kovmuş senin,
Öyle ki şikâyet fayda getirmez bana,
Merhametini esir almış Kibrin.
Yok yere ölümü reva gördü bana;
Doğruyu söylüyorum, ne gerek var yalana,
Güzelliğin kalbinden şefkati kovmuş senin,
Öyle ki şikâyet fayda getirmez bana,
Heyhat, Doğa sende öyle bir 
Güzelik yaratmış ki, merhametine 
Erişemez kimseler, yansa yakılsa bile,
Güzelliğin kalbinden şefkati kovmuş senin,
Öyle ki şikâyet fayda getirmez bana,

III
Aşktan kaçtığım için böyle göbeklendim ben,
Zindanında kalarak kalamam deri kemik,
Ama işte özgürüm, vermem ona metelik.
Cevap verebilir o, öyle der ya da böyle,
Umurumdaydı sanki, söylerim ben gerçeği:
Aşktan kaçtığım için böyle göbeklendim ben,
Zindanında kalarak kalamam deri kemik.
Aşk onun defterinden sildi benim adımı,
Ben de onun adını çıkardım kitabımdan,
Hem de ta sonsuza dek, yok bunun başka yolu.
Aşktan kaçtığım için böyle göbeklendim ben,
Zindanında kalarak kalamam deri kemik,
Ama işte özgürüm, vermem ona metelik.

ROSEMOUND'A
Hanımefendi, siz dünyayı saran
Tüm güzelliklerin merkezi, mabedisiniz,
Kristal görkemiyle ışıldarsınız her an,
Ve birer yakut toptur yanaklarınız.
Öyle de neşeli, öyle şensiniz ki,
Bir şenlikte dans ederken gördüm de sizi,
Merhem oldunuz gönül yarama,
Bir merhabayı çok görseniz bile bana.
Aksa da göz yaşım sular seller gibi,
Sanmayın yıkılır kalbim acıdan,
Ah, nasıl minik minnacık sesiniz,
Mutlulukla aşkla doldurdu içimi,
Saygıyla çekildim, teslim oldum aşka,
Kendi kendime dedim ki bir itiraf anında,
"İstemem başka bir şey, sizi seviyorum ya,
Bir merhabayı çok görseniz bile bana.
"Turna balığı yuvarlanmadı sosta,
Benim yuvarlandığım kadar aşkın içinde.
Bu yüzden sı sık kendime bakıyorum da,
Diyorum Tristram'dan sonra ben varım aşkta.
Çünkü ne soğur, ne söner benim sevdam,
Seve seve yanarım aşk ateşi içinde,
Ne dilerseniz yapın, kölenizim daima,
Bir merhabayı çok görseniz bile bana.


SADAKATSİZ KADINLARA KARŞI
Hanımefendi sizin şıpsevdiliğiniz yüzünden
Pek çok kulunuz rezil rüsva oldu.
Affımı rica ediyorum sadakatsizliğinizden,
Biliyorum çünkü ömrünüz oldukça
Sevip altı ay kalamazsınız aynı yerde.
Öyle düşkünsünüz ki yeni olan her şeye,
Mavide oyanlanmaz, koşarsınız yeşile.
Bir aynadan daha etkileyici ne var?
Ama hepsi görüntü, geldiği gibi gider,
Sizin aşkınız da öyle, kanıtı işleriniz,
Şuncacık sadakatin yeri yok kalbinizde,
Tıpkı bir rüzgârgülü, her yöne dönersiniz,
Her rüzgâra meyledip, bu açıkça böyle,
Mavide oyalanmaz, koşarsınız yeşile.
Elinize su dökemez doğrusu kimse,
Dalyda, Creseyde ne de Candace,
Kim değişebilir ki her an sizin gibi?
Kalbinizden silemez kimse bu özelliği,
Bir âşık kovulurken ikisi koşar size,
Hafifsiniz yaz gibi, hani ya anlarsınız,
Mavide oyalanmaz, koşarsınız yeşile.

ATASÖZLERİ

1.
Bunca giysi ne böyle,
Hey, bu yaz gününde?-
Şiddetli sıcaktan sonra soğuk gelir;
Paltosunu çöpe atmaz hiç kimse.

2.
Sarsam da tüm dünyayı,
Kucağımda ne kalır?
"En çok"a göz dikenler,
Doğrusu, "En az" alır.

CHAUCER'IN PARA KESESİNE SİTEMİ
Ey para kesem size, -hem başka kime olsun?
Size sitem ediyorum, muhterem leydimsiniz,
Neden sanki o kadar hafiflediniz?
Öyle çok üzüldüm ki, soldu yüzümün rengi,
Ölü diye tabuta koysalar yeridir beni.
Merhametinize sığınıp bu yüzden yalvarıyorum,
Yeniden şişmanlayın yoksa ben ölüyorum.
Ne olursunuz, lütfen, bu gün veya bu gece
İşiteyim o şen, o şakrak sesinizi,
Ya da güneşe benzeyen yüzünüzün 
O altın sarısı pırıl pırıl rengini.
Hayat demek siz demek, siz kalbimin dümeni,
Mutluluk kaynağımsınız, yalvarıyorum,
Yeniden şişmanlayın yoksa ben ölüyorum.
Ey sevgili kesem, hayatımın ışığı,
Ömrüm olduğu sürece tek koruyucum,
Ne olursunuz kurtarın beni bu dertten.
Hazinedarım olmak istemezsiniz gerçi,
Papazın keli kadar çıplağım biliyorum.
Yine de merhametinize sığınıp diliyorum,
Yeniden şişmanlayın yoksa ben ölüyorum.

İTHAF
Ey Brutus ülkesinin fatihi
Asaletiyle, halkının seçimiyle kral!
Bu dizeler senin için yazıldı, al,
Madem inayetinle her eksik olur tamam,
Dilerim huzurundan boş dönmez bu ricam.

CHAUCER'IN KÂTİBİ ADAM'A VERYANSINI
Kâtip Adam olur da bir gün,
Boece ya da Troilus'u yeniden yazarsan,
Uzun buklelerinin altında uyuz olasın, emi!
Ama doğru dürüst yazmayı öğrenmen gerek önce.
Günde kaç kez ele alıyorum yaptığın işi?
Düzeltiyor, siliyor, kazıyorum:
Aceleciliğin ve ihmalciliğin yüzünden hepsi.

CHAUCER'IN KEHANETİ
Papazlar yeminlerini tutmaz olunca,
Efendiler Tanrı'nın kanunlarını
Doğruluğun karşısına koyunca,
Gizli bir haz kaynağı olunca Şehvet,
Bedava alışveriş sayılınca Soygun,
İşte o zaman kötülükten korkun!
İşte o gün İngiltere topraklarında,
Karmaşa baş gösterecek,
Bir dönemde nasıl olduysa.
"Kutsal Meryem! İngiltere için dua et"
Deyişi gibi Canterbury'li Thomas'ın:
Ey sevgili İsa! Cennetin Kralı,
Tüm varlıkların en iyi, en adaletli olanı,
Bu acıklı halden çek, kurtar bizi,
Ve sana ulaştır yollarımızı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder