1 Kasım 2014 Cumartesi

(Alıntı) Eco, _Foucault Sarkacı_

Modellerin altüst olduğu bir dönemin eşiğindeydik. Altmışlı yılların başında sakal hâlâ faşistlik göstergesiydi--sakalı kırkmak, yanakları, Italo Balbo biçiminde tıraş etmek gerekiyordu--'68'de sakal, protesto göstergesiydi; şimdiyse yansız, evrensel, kişisel bir seçim sorunu olmaya başlamıştı. Sakal her zaman bir maske olmuştur (tanınmamak için sakal takılır); '70'li yılların başında gerçek bir sakalla da gizleyebilirdi insan kendini. Gerçeği söyleyerek, daha doğrusu, gerçeği bilmecemsi, kaçamaklı bir biçimde dile getirerek yalan söyleyebilirdiniz; çünkü insanın ideolojisi sakalına bakılarak kestirilemiyordu artık.  (sf. 121-122)

Eco'nun şimdiyse diye bahsettiği dönemler '90'ların İtalyası. Bizim de tarih olarak alışık olduğumuz bu saç-sakal mevzu 70ler-80ler evresinde insanı solcu ya da sağcı olarak kodlamak için birebirdi. Benim dikkatımı daha çok çeken, 90lar İtalyasından bu sorunun hallolmuş olmasıyken, 21. yy Türkiyesinde hâlâ benzer sorunları, sık sık ve fazlasıyla yaşıyor oluşumuz.   





NOT: Yukarıdaki alıntının çevirisi Şadan Karadeniz'e ait.
NOT: Blogtaki taslakları temizlerken buldum, bu alıntı burada dursun dedim, ne olur ne olmaz. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder